Akıllı lens ameliyatı gözdeki işlevini ve şeffaflığını yitirmiş doğal merceğin gelişmiş mikrocerrahi yöntemlerle alınarak yerine ömür boyu kalıcı, çok odaklı yapay göz içi merceklerin yerleştirilmesi işlemidir. Tıbbi adıyla refraktif lens değişimi olarak bilinen bu yenilikçi tedavi, yaşa bağlı yakını görememe (presbiyopi) sorununun yanı sıra miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarını da eşzamanlı olarak düzeltmeyi hedefler. Hastaların gözlük veya kontakt lens bağımlılığını en aza indirerek uzak, ekran ve okuma mesafelerinde kesintisiz bir netlik sunar. Görme kalitesini kalıcı olarak yükselten bu modern çözüm, dünyaya yeniden berrak ve pürüzsüz bir pencereden bakmanızı sağlayan güvenilir bir optik restorasyon sürecidir.
Akıllı lens ameliyatı nedir?
İnsan gözü, çalışma prensibi olarak aslında gelişmiş bir fotoğraf makinesine benzer. Dışarıdan gelen ışık ışınları, gözün en ön saydam tabakası olan korneadan geçer ve ardından gözbebeğimizin hemen arkasında yer alan doğal merceğimize ulaşır. Bu doğal mercek, genç yaşlarda son derece esnek bir yapıya sahiptir. Kasılıp gevşeyerek formunu değiştirir ve bu sayede ışığı gözün arka kısmındaki sinir tabakasına, yani retinaya odaklamamıza yardımcı olur. Ancak yıllar geçtikçe, vücudumuzdaki pek çok doku gibi bu doğal mercek de yapısal bazı değişimlere uğrar ve işlevini yitirmeye başlar. İşte bu noktada devreye giren cerrahi müdahale, işlevini yitirmeye başlamış bu esnek yapının dikkatlice bulunduğu yerden alınmasını ve yerine dışarıdan gelen ışığı farklı mesafelere göre paylaştırabilen yüksek teknolojili yeni bir mercek yerleştirilmesini içerir. Gözün anatomisine uygun olarak yapılan bu işlem görsel sistemin yeniden daha verimli bir şekilde odaklanmasına destek olmayı hedefler.
Doğal merceğimiz neden bozulur ve akıllı lens ameliyatı neden gündeme gelir?
Gözümüzdeki doğal mercek yirmili veya otuzlu yaşlarda oldukça aktiftir. Yakın bir cisme, örneğin bir kitaba veya telefona baktığımızda anında şekil değiştirerek o cismi net görmemizi destekler. Kırklı yaşların ortalarına doğru ise bu biyolojik esneklik yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutar. Tıpta presbiyopi olarak adlandırılan bu doğal yaşlanma süreci, gazeteyi veya okuduğumuz menüyü uzaklaştırma ihtiyacı hissettiğimiz o tanıdık anların ana sebebidir. Kişiler genellikle “kollarım artık kısa gelmeye başladı” diyerek bu durumu tarif ederler. İlerleyen yaşlarda ise bu mercek sadece esnekliğini değil aynı zamanda cam gibi olan saydamlığını da yitirebilir. Buna da katarakt diyoruz. Saydamlık kaybolduğunda, dünyaya sanki sürekli buğulu veya kirli bir camın arkasından bakıyormuşuz gibi bir his oluşur. Doğal merceğin bu iki temel işlevini yeterince yerine getirememesi, hastaları daha kalıcı bir çözüm arayışına yöneltir.
Akıllı lens ameliyatı kimler için daha uygun bir seçenek olarak değerlendirilir?
Bu operasyon genellikle kırklı yaşlarını aşmış, artık yakın gözlüğü kullanmak istemeyen veya başlangıç seviyesinde kataraktı olan bireyler için gündeme gelir. Hayatının büyük bir kısmını bilgisayar başında geçirenler, sık sık kitap okuyanlar veya spor yaparken gözlüğün getirdiği kısıtlamalardan rahatsız olanlar bu sürece daha fazla ilgi gösterir. Aynı zamanda, göz yapısı lazerle çizilmeye uygun bulunmayan ancak yüksek numaralı gözlüklerinden kurtulmayı arzulayan orta yaş ve üzeri bireyler için de sıkça değerlendirilen bir alternatiftir. Elbette her hastanın beklentisi, mesleği ve yaşam tarzı farklıdır. Bu nedenle en iyi seçeneğin hangisi olduğu, kişinin günlük alışkanlıkları ve hobileri göz önünde bulundurularak, göz hekimiyle yapılacak detaylı bir sohbet neticesinde belirlenmeye çalışılır.
Akıllı lens ameliyatı öncesinde hangi detaylı göz ölçümleri yapılır?
Göz içine yerleştirilecek merceğin gücünün ve tasarımının doğru seçilmesi, sürecin en can alıcı kısımlarından biridir. Bu nedenle karar verilmeden önce göz yapısı adeta mikron düzeyinde taranır. Gözün ön tabakasından arka tabakasına kadar birçok farklı parametre gelişmiş teknolojik cihazlar yardımıyla ölçülür. Elde edilen bu veriler, yerleştirilecek yapay merceğin gözle optik uyumunu hesaplamak için kullanılır. İşlem öncesi hekimlerin değerlendirdiği temel ölçümler şunlardır:
- Biyometri
- Kornea topografisi
- Gözyaşı analizi
- Göz tansiyonu
- Retina tomografisi
- Kappa açısı
- Görme alanı
Göz yapısı akıllı lens ameliyatı için uygun olmayan durumlar hangileridir?
Her ne kadar bu yöntem pek çok kişi için uygun bulunsa da bazı göz yapıları çok odaklı merceklerin ışık dağıtma prensibini tolere edemeyebilir. Merceğin ışığı bölerek odaklaması, gözün arkasındaki sinir tabakasının ve sarı noktanın çok sağlıklı olmasını gerektirir. Eğer gözde bu tabakaları etkileyen eşlik eden bir hastalık varsa, çok odaklı lensler beklenen görsel konforu veremeyebilir. Bu nedenle çok odaklı lens takılmasının genellikle önerilmediği bazı durumlar aşağıdaki gibidir:
- İleri glokom
- Sarı nokta
- Diyabetik retinopati
- Kornea ektazisi
- Keratokonus
- İleri şaşılık
- Görme siniri hasarları
Tedavilerimiz ve operasyonlar hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!
Akıllı lens ameliyatı planlanırken hangi mercek tasarımları öne çıkar?
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte mercek tasarımları da hastaların farklı görsel ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde çeşitlenmiştir. Kimi hastanın önceliği sadece uzak ve yakını olabildiğince net görmekken, kimi hasta için bilgisayar mesafesi çok daha kritik bir önem taşıyabilir. Bazı hastalar ise gece araç kullanırken ışık yansımalarından olabildiğince az etkilenmeyi talep eder. Hekimler bu farklı beklentileri karşılayabilmek adına ışığı farklı şekillerde yöneten çeşitli tasarımlardan faydalanır. Klinik uygulamalarda hastaların ihtiyaçlarına göre değerlendirilen mercek tasarımları şunlardır:
- Trifokal mercekler
- EDOF mercekler
- Torik mercekler
- Monofokal mercekler
- Hibrit mercekler
Trifokal merceklerle yapılan akıllı lens ameliyatı günlük hayatı nasıl kolaylaştırabilir?
Trifokal, yani üç odaklı mercekler, üzerlerindeki halkamsı ince yapı sayesinde göze gelen ışığı uzak, orta ve yakın mesafeler için paylaştıracak şekilde tasarlanmıştır. Bu tasarım, hastaların çok büyük bir kısmında televizyon izlemek, bilgisayar ekranına bakmak ve cep telefonundan mesaj okumak gibi farklı uzaklıktaki aktiviteleri gözlüksüz yapabilmelerine olanak tanımayı hedefler. Özellikle gün içinde sürekli evrak, tablet veya bilgisayar ekranları arasında gözünü yoran bireyler için bu üç farklı mesafedeki netlik hissi büyük bir konfor sağlayabilir. Işığın bu şekilde üçe bölünmesi görsel anlamda geniş bir alan sunsa da karanlık ortamlarda ufak tefek ışık yansımalarına neden olabilir ki bu durum hastaların birçoğu tarafından zamanla alışılabilir bir süreç olarak nitelendirilir.
EDOF merceklerle yapılan akıllı lens ameliyatı daha çok kimlere hitap eder?
İngilizce “Extended Depth of Focus” kelimelerinin baş harflerinden oluşan EDOF mercekler, ışığı belirli fokal noktalara bölmek yerine odak kanalını bir tüp gibi uzatacak şekilde çalışır. Bu lenslerin belirgin özelliklerinden biri, uzağı ve ara mesafeyi olabildiğince kesintisiz bir şekilde netleştirmesidir. Trifokal lenslerdeki o yoğun halkalı yapı bu lenslerde bulunmadığından, gece araç kullanırken karşıdan gelen araba farlarının etrafında oluşan ışık saçılmaları genellikle daha az seviyede kalır. Bu nedenle profesyonel şoförler, gece çok sık araç kullananlar veya ışığa karşı doğuştan hassasiyeti olanlar için sıklıkla önerilen bir seçenektir. Yakın okuma mesafesinde ise çok ufak yazılı bir prospektüs okunurken bazen düşük numaralı bir destek gözlüğüne ihtiyaç duyulma ihtimali bulunabilir.
Astigmatı olanlar için torik akıllı lens ameliyatı nasıl bir çözüm sunar?
Astigmatizma, gözün en ön tabakası olan korneanın bir basketbol topu gibi tam yuvarlak değil de bir Amerikan futbolu topu gibi hafif oval şekilde olmasından kaynaklanan yaygın bir kırma kusurudur. Gözünde belirgin astigmatı olan bir hastaya standart tasarımlı bir mercek takılırsa, ameliyat sonrasında bile görüntüde gölgelenmeler ve bulanıklıklar devam edebilir. İşte bu sorunu aşmaya destek olmak için torik tasarımlı mercekler geliştirilmiştir. Torik mercekler, hastanın astigmatına özel bir açıyla üretilir ve ameliyat sırasında gözün içinde bu kırma kusurunu dengeleyecek doğru eksene yerleştirilir. Böylece hem mercek değişimi yapılmış olur hem de hastanın yıllardır süregelen astigmatizmi aynı işlem içerisinde büyük oranda düzeltilmiş olur.
Akıllı lens ameliyatı kararı alırken özellikle nelere dikkat etmek gerekir?
Bu operasyon son derece kişiye özel planlanması gereken bir süreçtir ve sonucun hastayı mutlu etmesi büyük ölçüde hastanın beklentileri ile tıbbi imkanların örtüşmesine bağlıdır. Karar aşamasında hastanın yaşam dinamikleri, en az göz ölçümleri kadar önem taşır. Süreci detaylıca anlamak ve hekimle açık bir iletişim kurmak, beklentilerin doğru yönetilmesi adına en sağlıklı yaklaşımdır. Karar aşamasında hekimle birlikte değerlendirilmesi gereken bazı başlıklar şunlardır:
- Görsel beklentiler
- Mesleki gereksinimler
- Gece sürüşleri
- Hobiler
- Okuma alışkanlıkları
- Kronik hastalıklar
Akıllı lens ameliyatı öncesinde hastaları nasıl bir hazırlık süreci bekler?
Karar verildikten sonra ameliyat gününe kadar geçen süreç hastalar açısından genellikle oldukça rahat geçer. Çoğu zaman kişilerin özel bir perhiz yapmasına veya günlük rutinlerini kısıtlamasına gerek kalmaz. Ancak kan sulandırıcı veya prostat ilacı gibi bazı spesifik ilaçlar kullanan hastaların, bu durumu hekimleriyle önceden mutlaka paylaşması planlamanın sağlıklı yapılması açısından çok değerlidir. Ameliyat öncesindeki birkaç gün, göz yüzeyini cerrahiye hazırlamak amacıyla bazı nemlendirici veya koruyucu damlaların kullanılması istenebilir. Bu dönemde sakin kalmak, uykuyu iyi almak ve hekimin verdiği damla talimatlarına özenle uymak sürecin daha rahat geçmesine yardımcı olur.
Tedavilerimiz ve operasyonlar hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!
Akıllı lens ameliyatı günü hastanede adım adım neler yaşanır?
Ameliyat günü kliniğe gelindiğinde öncelikle yatış işlemleri yapılır ve hastalar heyecanını yatıştırmak adına konforlu bir hazırlık odasına alınır. Sürecin ilk kritik adımı, gözbebeğinin yeterince büyütülmesidir. Bunun için belirli aralıklarla göze damlalar damlatılır. Gözbebeği istenilen genişliğe ulaştığında ve göz yüzeyi yeterince uyuştuğunda, hasta ameliyathaneye alınır. Operasyon mikroskobu altında gerçekleşen işlem sırasında hastanın sadece tepedeki belirli bir ışığa bakması istenir. Hekim, gözün çok küçük bir noktasından mikroskobik bir aletle içeri girerek eski merceği temizler ve katlanabilir özellikteki yeni merceği aynı noktadan içeri yerleştirir. İşlem süresi genellikle her bir göz için on beş ile yirmi dakika civarında sürer. İşlem tamamlandığında göz şeffaf bir bantla korunmaya alınır.
Akıllı lens ameliyatı sırasında anestezi süreci ve ağrı yönetimi nasıldır?
Göz ameliyatları denilince pek çok kişinin aklına doğal olarak iğneler veya genel anestezi (narkoz) korkusu gelebilir. Oysa modern göz cerrahisinde bu işlemler genellikle sadece göze damlatılan özel uyuşturucu damlalar eşliğinde gerçekleştirilir. Damla anestezisi sayesinde hastanın bilinci yerinde olur ancak göz yüzeyi güçlü bir şekilde uyuştuğu için operasyon sırasında ciddi bir ağrı hissedilmesi beklenmez. Hasta sadece ufak bir dokunma, hafif bir baskı veya gözünü yıkayan sıvıların serinliğini hissedebilir. Eğer kişi çok stresliyse, rahatlatıcı bazı hafif ilaçlar verilerek sakinleşmesi sağlanabilir. İğnesiz bir süreç olması, işlemin hastalar tarafından çok daha konforlu atlatılmasına imkan tanır.
Akıllı lens ameliyatı sonrasında iyileşme sürecinin ilk günleri nasıl geçer?
Ameliyattan kısa bir süre sonra hasta yürüyerek evine veya odasına dönebilir. Genellikle ertesi gün yapılan ilk kontrolde gözdeki koruyucu şeffaf bant çıkarılır. Bant açıldığı anda birçok hasta eskiye kıyasla daha aydınlık, daha sararmamış ve canlı renkler gördüğünü ifade edebilir. Ancak ilk günlerde ufak tefek bulanıklıklar, ışık kamaşmaları veya hafif bir batma hissi yaşanması oldukça olağan karşılanır. Göz içindeki hafif doku ödeminin dağılması ve korneanın toparlanması birkaç günü bulabilir. Bu erken dönemde göze su değdirmemek, yüzüstü yatmamak, gözü ovuşturmamak ve enfeksiyon riskine karşı hekimin yazdığı damlaları saati saatine kullanmak sürecin en kritik kısmıdır.
Akıllı lens ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken temel kurallar nelerdir?
Erken iyileşme dönemi, hedeflenen sonuca sağlıklı bir şekilde ulaşılması adına büyük önem taşır. Gözün mikroskobik kesileri herhangi bir dikiş konulmadan kendi kendine kapandığı için, bu kesilerin doğal yollarla dokuya kaynamasına zaman tanımak gerekir. Bu süreçte göz yüzeyini zorlayacak fiziksel aktivitelerden ve enfeksiyona zemin hazırlayabilecek ortamlardan kaçınmak en doğru yaklaşım olarak kabul edilir. İyileşme döneminde hastaların bir süre uzak durması tavsiye edilen durumlar şunlardır:
- Havuz
- Deniz
- Hamam
- Sauna
- Tozlu alanlar
- Rüzgarlı ortamlar
- Ağır egzersizler
Akıllı lens ameliyatı sonrası nöroadaptasyon süreci nasıl işler?
Çok odaklı mercekler gözün içine yerleştirildiğinde, retina tabakasına aynı anda hem uzağın hem de yakının görüntüsü eşzamanlı olarak düşer. Başlangıçta beyin bu farklı görüntü sinyallerini aynı anda aldığı için görsel anlamda hafif bir karmaşa yaşayabilir. Ancak insan beyni muazzam bir nörolojik uyum yeteneğine sahiptir. Zaman içerisinde görsel korteks, kişinin bakmak istediği mesafedeki görüntüyü seçip netleştirirken, diğer mesafelerin yarattığı hafif bulanık arka planı filtrelemeyi öğrenir. Tıpta nöroadaptasyon adı verilen bu biyolojik alışma ve öğrenme süreci genellikle ameliyattan sonraki haftalarda başlar ve birkaç aya kadar devam edebilir. Bu süreç tamamlandığında kişi artık odaklanma işlemini hiç düşünmeden, gayet otomatik bir şekilde yapabilir hale gelir.
Akıllı lens ameliyatı geçiren hastaların gece görüşü bu durumdan nasıl etkilenir?
Özellikle trifokal adı verilen ve üzerinde mikroskobik basamaklar barındıran merceklerde, ışığın bu halkalardan geçerken kırılıma uğraması neticesinde karanlıkta bazı optik yansımalar oluşabilir. Hastalar sokak lambalarının veya araba farlarının etrafında ışık çemberleri, haleler veya yıldız benzeri ışınsal saçılmalar görebilirler. Bu durum erken dönemde oldukça sık karşılaşılan bir beklentidir. Çoğu hasta için bu yansımalar, beyindeki nöroadaptasyon sayesinde zamanla azalır veya artık kişinin dikkatini çekmeyecek bir seviyeye iner. Ancak baştan beri belirttiğimiz gibi sürekli gece sürüşü yapan kişiler için bu durum rahatsızlık verebileceğinden, hekimler genellikle bu hastalar için farklı ışık dağılımı yapan EDOF lensleri daha uygun bulabilir.
Akıllı lens ameliyatı her iki göze aynı gün mü uygulanır?
Güncel klinik yaklaşımlarda, enfeksiyon gibi beklenmeyen riskleri en aza indirmek ve ilk gözdeki iyileşme tepkisini gözlemleyebilmek adına genellikle her iki göz aynı gün ardı ardına ameliyat edilmez. Aralarında hastanın durumuna ve hekimin tercihine göre birkaç gün veya bir hafta gibi bir dinlenme süresi bırakılması tercih edilir. İlk göz toparlanıp görsel fonksiyonunu kazanmaya başladığında, ikinci göz için de aynı işlemler tekrarlanır. Her iki göze aynı teknolojinin uygulanması, beyindeki iki taraflı görme ve derinlik algısının çok daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde oturmasına destek olur, böylece kişi yeni görüşüne daha kolay adapte olur.
Akıllı lens ameliyatı sonrası göz kuruluğu problemi yaşanabilir mi?
Ameliyat esnasında kornea üzerinde yapılan mikroskobik kesiler ve operasyon sonrası enfeksiyonu engellemek için kullanılması zorunlu olan antibiyotikli damlalar, gözyaşı filminin doğal dengesini geçici olarak bozabilir. Bu nedenle operasyonu takip eden haftalarda batma, yanma, kum kaçmış hissi veya geçici bulanık görme gibi göz kuruluğu belirtileri yaşanması alışılageldik bir süreçtir. Bu durum çoğunlukla kalıcı değildir ve hekimin önereceği yoğun kıvamlı suni gözyaşı damlaları ile kolaylıkla kontrol altına alınabilir. Aylar geçtikçe ve iyileşme süreci tamamlandıkça göz yüzeyi genellikle kendi doğal nem kapasitesine tekrar kavuşur.
Kuru göz sendromu olanlarda akıllı lens ameliyatı öncesi uygulanan tedaviler nelerdir?
Eğer hastada zaten ameliyat öncesinde belirgin bir göz kuruluğu şikayeti veya yüzey düzensizliği varsa, bu durum operasyon planlamasından önce bir miktar toparlanmalıdır. Zira kuru bir göz yüzeyi, ameliyat öncesi yapılan hayati ölçümlerin hatalı veya eksik çıkmasına yol açabilir. Sağlıklı bir mercek hesabı yapılabilmesi ve ameliyat sonrası batmaların en aza indirilmesi için ameliyat öncesinde başvurulan destek tedaviler şunlardır:
- Suni gözyaşları
- Gözyaşı jelleri
- Kirpik dibi temizliği
- Sıcak kompres
- Omega-3 takviyesi
- Punctum tıkaçları
Akıllı lens ameliyatı uygulamasının ömrü ne kadardır ve kalıcı bir etkiye mi sahiptir?
Göz içine yerleştirilen yapay mercekler, doku dostu, biyouyumlu özel akrilik malzemelerden üretilir ve insan vücudu ile yüksek oranda uyum gösterir. Bu mercekler zamanla bozulmaz, erimez, küçülmez veya saydamlığını yitirmezler. Dolayısıyla göze yerleştirilen bu implantın ömrü, hastanın ömrü ile eşdeğer kabul edilir. Yıllar geçtikçe göz numaralarında genellikle dramatik bir değişiklik olması beklenmez. Bu nedenle bu operasyon kataraktın tedavi edilmesinin yanı sıra yaşa bağlı yakını görememe sorununun da büyük oranda çözülmesini sağlayan kalıcı bir refraktif yöntem olarak ele alınır.
Yıllar sonra akıllı lens ameliyatı geçirmiş bir gözde katarakt tekrarlar mı?
Hastaların sıklıkla merak ettiği konulardan biri de hastalığın eski haline dönüp dönmeyeceğidir. Doğal mercek operasyon sırasında bütünüyle aspire edilip (emilip) ortamdan uzaklaştırıldığı için kataraktın tekrar etmesi tıbben söz konusu değildir. Ancak yapay merceğin göz içinde sabit durabilmesi için içine yerleştirildiği saydam ve çok ince bir doğal kapsül zarı vardır. Aylar veya yıllar sonra bu zarın üzerinde kalan bazı mikroskobik hücreler yavaş yavaş çoğalarak zarın matlaşmasına neden olabilir. Halk arasında “ikincil katarakt” olarak bilinen bu durum aslında yeni bir katarakt değil sadece arkadaki destek zarının hafifçe saydamlığını yitirmesidir.
İkincil katarakt geliştiğinde akıllı lens ameliyatı olan göz nasıl tedavi edilir?
Ameliyattan aylar veya yıllar sonra görüşte yeniden yavaş yavaş bir bulanıklaşma veya eskisi gibi görmeme durumu hissedilirse, bunun sebebi büyük ihtimalle kapsül zarındaki matlaşmadır. Bu klinik durumun çözümü için hastanın yeniden ameliyathaneye girmesine, damar yolu açılmasına veya gözünde yeni bir kesi yapılmasına gerek bulunmaz. Poliklinik şartlarında, hasta muayene koltuğunda otururken özel bir lazer cihazı yardımıyla matlaşan bu zarda küçük bir saydam pencere açılır. İşlem genellikle saniyeler sürer, ağrı hissedilmez ve görüş kısa süre içinde eski berraklığına yeniden kavuşur.
Genç yaşta akıllı lens ameliyatı yaptırmak mantıklı bir adım olarak görülür mü?
Yirmi veya otuzlu yaşlarındaki hastalar yüksek numaralı gözlüklerinden kurtulmak istediklerinde ilk seçenek genellikle korneaya uygulanan excimer lazer çizdirme ameliyatları olarak değerlendirilir. Çünkü bu yaşlarda gözün doğal merceği henüz esnekliğini kaybetmemiştir, çok sağlıklı çalışır ve yakına odaklanma kapasitesi yüksektir. Sağlıklı çalışan doğal bir merceği o yaşlarda almak genellikle rutin bir tercih değildir. Ancak kişinin göz derecesi lazer yapılamayacak kadar aşırı yüksekse veya kornea inceliği lazere izin vermiyorsa, o zaman daha genç yaşlarda da doğal merceği koruyan göz içi mercekler veya nadiren mercek değişimi hekim tarafından tıbbi bir zorunlulukla değerlendirilebilir.
Akıllı lens ameliyatı sonrası beslenme ve genel yaşam tarzı nasıl olmalıdır?
Göz sağlığının, vücudun genel dolaşımından ve sağlığından bağımsız düşünülmesi pek doğru bir yaklaşım değildir. Ameliyat sonrasında elde edilen sonucun uzun yıllar korunması ve özellikle gözün arka tabakasındaki sinir hücrelerinin canlılığını sürdürebilmesi için vitamin ve antioksidan açısından zengin bir beslenme rutini oluşturmak vücuda destek sağlar. Doğrudan mercek ameliyatının sonucunu etkilemese de genel göz ve makula (sarı nokta) sağlığını korumak adına günlük hayatta tüketilmesi önerilen bazı doğal besin grupları şunlardır:
- Ispanak
- Karalahana
- Brokoli
- Havuç
- Ceviz
- Somon
- Badem
